ANA SAYFASemâ ve Tasavvuf Musiki ToplulugumuzETKiNLiKLERiMiZMEVLEViHANENiN TARiHCESiMEVLEViHANENiN POST DEDELERiHÜSEYiN CAHiTSOY AGACIESKiSEHiR TARiHiUNESCO ve ULUSLARARASI MEVLANA VAKFINASIL GÖNÜLLÜ OLURUM?iLETiSiMVAKIF SENEDi

ESKİŞEHİR TARİHİ

M.S. 8.YY a kadar Frigyalıların yaşadığı bu şehrin ismi Dorylaion idi.

Eskişehir, tarihi dönemler içinde Anadolu'daki ünlü merkezlerden biri olmuştur. Kentin ilk kuruluş yerinin neresi olduğu tartışmalı olmakla birlikte birçok Anadolu şehrinden farklı olarak ilk kuruluş yerini büyük ölçüde değiştirmeden gelişmiştir. 

 

İlk ve ortaçağlarda adı Dorylaion (Dorileaum Dorileon, Dorilayon) olan kentin ilk yerleşim yeri hakkında üç bölgeden söz edilir. Bunlar, şimdiki çarşıdaki sıcak su kaynakları çevresi, ovanın ortasındaki Şarhöyük ve güney batıdaki Karacaşehir mevkiidir. Porsuk Çayı'nın yaratacağı taşkınlıklar, çevresindeki bataklıkların yol açacağı sıtma, ayrıca dışarıdan gelecek saldırılardan korunmak için plato yamacının hemen önünde Odunpazarı adı verilen sahada yeni bir yerleşim yeri de daha sonraları oluşmuştur.

 

Eskişehir il sınırları içinde yer alan Şarhöyük (Dorylaion), Balhisar (Pessinus) ve Karahöyük (Midaion) Frigya'nın önemli kentleri olarak tarihte yerlerini alırlar. Frigya’dan sonra Lidya (İ.Ö.676-546) egemenliğine giren kent daha sonra Pers topraklarına katılır. M.Ö. 334 de Yunan İmparatoru Büyük İskender,  Persleri mağlup ettikten sonra Frigya ve Anadolu'yu ele geçirir..

 

Dorylaion, Büyük İskender'in ölümünden sonra İ.Ö.133 de Roma İmparatorluğu'na bağlanır. M.S. 395 de İmparatorluk Doğu ve Batı olarak ikiye ayrılınca Eskişehir yöresi Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu sınırları içinde kalmıştır. Hıristiyanlaşma sürecine giren Bizans' la birlikte kentte toplumsal yapıda önemli değişimler yaşanır. En parlak dönemini Bizans (Doğu Roma) zamanında yaşayan kent, şifalı suları ve güzel havasıyla imparatorların dinlenme, avlanma yeri olmuş, saraylar ve hamamlarla donanmış,  bölge gelişmiş, Sivrihisar (Justinianapolis) gibi yeni kentler kurulmuştur.

DSC_0189.JPG
ahsap ve deriden tabure

Image045.jpg
Frig Tas

DSC_0183.JPG
çorba kasesi


Matrakçi Nasuh'un Eskisehir minyatürü-1534

 
 
Dorylaion daha sonra Haçlı, Bizans ve Türklerin işgaline uğradı. Sonunda Kılıç Aslan 1182 de kenti ele geçirdi. Savaşlar yüzünden harabeye dönen kentin 2 km güneyinde yeni bir kent kuruldu. Eski yerleşim yerine ise eski kent anlamında, “Eskişehir” dendi. Zamanla bu terim yeni kent için de kullanılmaya başlandı. Eskişehir ismi böylece doğmuş oldu. Türkler 1196' dan sonra yöreye tamamen hakim olmuş, 13.YY da zayıflayan Selçuklular, Eskişehir ve çevresini Ertuğrul Bey'e vermiştir.

 

Kent daha sonra Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu Ertuğrul Bey'in oğlu Osman Bey' in yönetimine girmiş, Bizans'a karşı yürütülen savaşlarda bir üs olmuştur. Ancak, Anadolu'da Osmanlı hakimiyetinin kurulması ile Eskişehir parlak günlerini kaybetmeye başlamış ve Fatih'in ilk zamanlarına kadar Ankara Beyliğine bağlı bir sancakken 1451-1831 yılları arasında Kütahya Beylerbeyliğine, 1841' de de Bursa Eyaletine bağlanmıştır.

Eskişehir 19.YY ortalarından itibaren değişmeye başlamıştır. Osmanlı - Rus Savaşı ardından kente yerleşen göçmenler ve 1894 yılında işletmeye açılan Bağdat-Berlin demiryolu bu değişimi yaratan en önemli iki etkendir. Bu iki olayın etkisiyle nüfus artmış, mali alandaki gelişmeler ile kentin büyük bir idari yapıya dönüşmesine yol açmıştır. 2. Meşrutiyetin ilanından sonra bağımsız sancak olan ve Almanlar tarafından kurulan Cumhuriyet öncesi ilk tren bakım onarım atölyesi ile sanayi alanında atılım yapan Eskişehir, ender Anadolu kentlerinden biri olmuştur.

Milli mücadele yıllarında, 23 Ocak 1919 da, İngilizler Eskişehir istasyonunu ve kentin bir bölümünü işgal ettiler. Kent 21 Temmuz 1921 de Yunan işgalini gördü. 2 Eylül 1922 de işgalden kurtulmuş, kent çevresinde İnönü, Sakarya, Kütahya gibi Kurtuluş Savaşı' nın önemli çarpışmaları gerçekleşmiş, ancak kent içinde bir çarpışma olmamıştı. Yunanlılar geri çekilirken Çarşı ve Hristiyan mahallelerini ateşe vermiş, Tuzpazarı, Taşbaşı, Reşadiye camisinin bulunduğu yerler, İstasyon caddesi, Bağlar caddesi tamamen yanmıştı.

 

 1925 Cumhuriyet döneminde il olan Eskişehir, hızlı bir kentleşme yaşayarak çok yönlü bir kent haline gelmiştir. Kent, hem eski alanı, hem de yeni alanları üzerinde büyük mahalleler ile sarılmıştır.  
 

 




VIII. YY da başlayan Arap akınları sırasında, önce 708 de Abbas bin Velit, daha sonra da 778 de Hasan bin Kahtaba komutasındaki birliklerce işgal edilmiş ve kent  “Duruliya” ya da “Druliya” adıyla anılmaya başlanmıştı.
(Şimdi burada bir parantez açarak Eskişehir kökenli DURU ailesinin soyadı ile “Duruliya” nın anlamlı bir rastlantı oluşturduğunu vurgulamak gerekir.  “Duru” soyadının belki de buradan geldiğini söylemek kuvvetli bir olasılık olarak görünüyor. Atatürk döneminde soyadı yasası çıkınca aile büyüklerinden Dr. Muhittin Celal, 'DURU' soyadını seçmiştir.)

1255.jpg
KURTULUS SAVASI